Ben Kralınız Midas. Sizinle güzel Frigya’mı gezmeye devam edelim. Doğudan batısına, kuzeyden güneyine her yanı ayrı güzel ülkemin batısında muhteşem bir kent vardı. Aizonai kenti. Burası Olympos (Uludağ) ve Dindymos (Murat Dağı) dağlarının arasında adeta bir çanağın ortasıdır. Olympos ve Dindymos biz Frigler için kutsaldır. Olympos Dağı bizim için Attis, Dindymos Dağı ise Matar Kubileya demektir. Şimdi gezginimiz Frigya Epiktetos’un merkezi olan Aizonai kentini sizlere anlatsın.
AİZANOİ – AEZANNİ – AZENAİ
Kentin adının sonundaki -NA | -NAİ | NDA eki oldukça önemli ve dikkat çekicidir. Kentteki yerleşimin çok eski zamanda başladığına işaret eden bu takı Anadolu’nun ilk insan yerleşimlerinin isimlerinde ayırt edici bir özelliktir.( Kelenai, Alabanda, Arycanda, Kadyanda gibi. Eski dönemde yerleşim yeri olan ve sonrasında Luwilerin ve Hattilerin kullandığı kentler olduğunda ise bu eke SS | – AS | – OS eklerinin ilave olarak geldiğini görürüz. Xanthos, Blaundos, Kaunos, Aspendos, Pessinus gibi.)
En eski Kibele tapınım alanının da burada olması eski bir yerleşim olduğunu doğrulamaktadır.
Aizanoi tahmin edilenden çok ama çok daha fazla öneme sahip bir antik kenttir. Bu yazımızda bunun nedenlerini açıklamaya çalışacağız.
Aizanoi kentini ve konumunu anlamak için ilk olarak bulunduğu coğrafyadan bahsetmek yerinde olur.
Şimdi hep birlikte gidebildiğimiz kadar geriye gidelim. O muhteşem antik günlerin başlangıcına yani. Aizanoi kenti iki kutsal dağın tam ortasında konumlanmıştır. Bunlar kuzeyde Mysia Olympos‘u (Uludağ) ve güneyde Dindymos (Murat Dağıdır).
Aizanoi aynı zamanda bu iki dağ arasında bir kordon bağına benzercesine kıvrım kıvrım ilerleyen Rhyndakos Nehrinin Penkalos kolu üzerinde kuruludur. Böylesine kilit bir noktada oluşu antik dönem ve öncesinde çok daha önemliydi. Sırf bu konumu nedeniyle bu kadim kent Teuthrania ve Mysia arasında anlaşmazlık nedeniydi. Kentin en çekişmesiz dönemi Frigya ve Lidya dönemleriydi. Daha sonraları ise Pergamon ve Bithnyia krallıkları arasında tekrar çekişme nedeniydi. Aslında Pergamon’un Doğu Roma’ya kendini miras etmesinden sonra Aizanoi’de bu mirasın bir parçası oldu.
DİNYDMOS
Bu dağ orta Anadolu’nun batısında yer alan en önemli dağdır. Kar sularını bıraktığı eteklerinden çıkan suları pek çok nehrin kaynağı halindedir. Bu özelliği nedeniyle Frigler tarafından Kibele’nin bir sıfatı olduğu düşünülen Dyndmos kelimesi ile anılır.
Dyndmos yada günümüzdeki adı ile Murat Dağı pek çok nehrin su kaynağıdır.
1 -Kocaçay’ı besler. Kuzeyden bahsetmiştik Penkalas devamında Rhyndakos nehri ile önce Apollon gölünü besler ve ardından Marmara’ya dökülür.
2- Murat Çayı ile Gediz çayını da besler.
3 – Banaz çayı ile Menderes nehrini besler.
4 – Kokar çayı ile Sakarya nehrini besler.
5- Akar çayı ile Eber gölünü besler.
Görüldüğü üzere etekleri tüm coğrafyayı besleyen bu dağda eski insanların bereket tanrıçası Kibele’ye tapınım gerçekleştirmesi pek doğaldır. Bereket verici çoğaltıcı anlamını üzerinde taşır.
Tüm bu zenginliğe sahip olan Dyndmos (Murat Dağı 2.312 metre) antik dönemde hakettiği ilgiyi gördü. Aizanoi kutsal Kibele’nin en eski tapınım gören yerlerinden biri halindeydi. Tıpkı Pessinus gibi.
Tüm bu zenginliği etrafına saçan kutsal dağın hemen yanı başındaki Aizanoi’yi antik bir tapınım bölgesi haline getirdi.
Burada bir yorum ilave etmek istiyorum. Antik olarak çok önemli olan bu bölgede araştırmaların yapılmıyor oluşu yalnız ülkemiz için değil, dünya tarihi açısından da büyük kayıptır. Çünkü batı Anadolu kentlerinin sahip olduğu geçmiş birikim ortaya çıkarılmış olsa insanlığın ilk dönemlerine çok daha fazla ışık tutmak mümkün olur.
MATAR KUBİLEYA VE DİNDYMOS (MURAT DAĞI)
Kybele – Kibele – Kubaba- Kybebe -Matar Kubileya -Sibele – Hubebe yada Kubelle olarak tapınım gören Anadolu’nun eski tanrıçası. Şimdilerde M.Ö. 8 bin yıldan bu yana bu topraklarda tapınım gördüğü tahmin ediliyor. Bu kadar önceden bu yana geldiği ve pek çok uygarlıkta tapınım gördüğü için pek çok sıfat ile birlikte anılır olmuş. Bölgede ilk araştıranlar Frigya halkının Dindymene olarak belirttiği bu sıfat anlam olarak “Dağın Tanrıçası” demek. Frigya ve Lidya topraklarında bulunan bu dağı her iki halkta Kibele’nin yurdu olarak kabul etmiştir.
Bununla beraber Anadolu’da Dindymos isminde üç tane dağ bulunur. Bunlardan biri Phrygia’daki Hermos (Gediz) nehrinin doğduğu Murat Dağı, diğeri Phrygia Mysia sınırındaki Kyzikos’un üstündeki Kapıdağ yarımadasındaki Kapıdağ, üçüncüsü de Pessinus’taki Günyüzü dağıdır.
Fakat Kibele öyle çeşitlilik içeren bir inanış ki Pagan dünyadan bu yana belki de en önemli tapınım öğesi olmalı. Pessinus’taki (Ballı Hisar) siyah parlak taşla birlikte büyük bir kutsallığa kavuşmuş olsa bile Aizanoi gibi kentlerde Kibele kendisine aynı derecede önemli bir yer bulmuştur. Bunun nedenlerini anlamak için de biraz ayrıntıya girelim.
MATAR STEUNOS – STEUNOS MAĞARASINDA KİBELE TAPINIMI
Aizanoi’de Steunos mağarasından dolayı Meter Steunos olarak tapınım görmüştür. Yerini merak edenler için baraja yakın bir konumda bir tarlanın kenarında yer alır.
Günümüzde toprakla kapanmış bu mağaranın yerini merak edenler için linki burada.
Aizanoi kenti antik dönemde Kybele’ye ait kült mağarası ile ünlüdür. Bu mağara antik dünyanın en ünlü mağarası olarak değerlendirilmiştir. Aizanoi’deki Kybele’nin yerel ismi Meter Steunene’dir. Aizanoi yakınlarında İlicikören’de Kybele kutsal alanı ve Kybele heykelciği bulunmuştur.
AİZANOİ ANTİK KENTİ – ÇAVDARHİSAR
Gelelim büyük tapınağın merkezini oluşturduğu Aizanoi Antik Kentine. Frigya Epiktetos Bölgesinin merkezi ve en zengin kentidir. Kentte yaşam her zaman devam etmiştir. Luwiler, Hititler, Frigya, Lidya, Pers Satraplığı döneminde, İskender ve ardılları döneminde, Doğu Roma İmparatorluğu, Selçuklular ve Osmanlı döneminde kesintisiz iskan görmüştür. Bu nedenle eski Aizanoi kentini toprağın altında bulmak mümkün olacaktır.
Çavdarhisar’ın tam ortasından geçen Penkalas çayı kentin yerleşiminde oldukça önemlidir. Çayın zeminine ve kenarlarına yapılan eski dönem çalışmaları incelenirse kentin döneminde büyük taşkınlara sahne olduğu açıktır.
Aizanoi ve çevresi Roma Dönemi’nde “Aizanitis Bölgesi” olarak anılmakta ve burada yaşayanlar “Aizanitililer” olarak adlandırılmaktadır.
ZEUS TAPINAĞI
İsmine bakılınca Yunan kökenli gibi görünse de bu isim muhtemelen tapınağın ilk ismi değildir. Tıpkı Ankara’daki Jüpiter tapınağı gibi. Jüpiter(Roma) ve Zeus(Yunan) aynı tanrıdır. Bu isimler Yunan ve Roma ekolünden kalmadır. Halbuki bu tapınaklar Friglerden bile çok önceki dönemlerde tapınım gören yerlerdir. Bazı görüşler bunu şöyle açıklar. Önceki Kibele tapınım alanı olan Meter Steunene kutsal alanındaki kültün buraya yani tapınağın altındaki tonozlu galerinin içerisine taşındığını ileri sürer.
Elbette tapınağın görünen üst kısmının yani günümüzdeki bu halinin yapımı 92 yılında İmparator Domitianus tarafından başlatıldığı ve Hadrian döneminde devam ettiği belirtilir.
Tapınağın sağlam kalmış olması ülkemiz turizm varlığı açısından oldukça değerli.
Tapınağın altında geniş bir salon vardır.
Aizanoi kenti ve tapınağı Anadolu’nun büyük kaşifi Charles Texier tarafından yapılmıştır. Bir fotoğraf derecesinde çizimler yapan Texier’den çok uzun yıllar sonra Ramsey’de Anadolu notlarında bu kentten bahseder.




Aizanoi Zeus Tapınağı ve çevresinde araştırmalar devam ettiği sürece geçmişteki pek çok medeniyet hakkında yeni bilgiler ortaya çıkacak.
Aizanoi kenti sadece Zeus tapınağından ibaret değil elbette. Tiyatrosu, hamamı, antik roma dönemi köprüleri ve borsanın olduğu bir agoraya da sahip.
Borsanın hemen karşısında çok eski tarihlere gitmese de bir cami bulunuyor.
Hafta sonu gezisi yapmak isteyenler için ideal bir yer. Yakın çevredeki kaplıcalar incelenerek dolu dolu bir hafta sonu gezisi planı yapabilir geçmiş zamanları gözünüzde canlandırabilirsiniz.


Hoşçakal Aizanoi, Hoşçakal Çavdar Hisar belki yine geliriz.

