ANADOLU MEDENİYETLERİ
Anadolu, Türkiye Cumhuriyeti‘nin muhteşem toprağı. Doğusundan batısına her adımında, her karış toprağında tarihi zenginlik saklı bir cennet. İnsanlığın geçmişini ve tüm gizemini saklayan yurdumuz, toprağımız. Üzerinde taşıdığı tarihsel birikim insanlığın geçmişine ışık tutmakta.

ANADOLU LUVİ HALKI
Şimdilik Göbekli Tepe ve Karahan Tepe ile başlayan geçmiş medeniyetlerin öyküsü, karanlık bir dönemin ardından Anadolu’nun en eski halkı olarak kabul edilen Luvi’lerin adını duyuyoruz. Luviler pek çok başlangıcı sonraki toplumlara miras bırakmışlar. Luviler ve Hattiler Anadolu yarımadasının ilk sahipleriydi.
TRUVA, LİKYA VE HİTİTLER
Truvalılar, Likyalılar, Hattiler ve sonrasında Hititler Anadolu’nun yerleşik medeniyetlerini meydana getirdiler. Hitit Medeniyeti yalnızca bir krallık değil 1000 tanrılı dinleri ile insan inanışı için de çok önemliydi. Hititler’in Anadolu’da sağladığı birlik ve güç bir süre sonra başta Kaşka’ların başlattığı kuzey baskınları sonrasında yıkımla sona eriyor.
TABAL KRALLIĞI
Yıkımlarının ardından ise Anadolu topraklarında Hitit Krallığının devamı olan Tabal Krallığı daha güneyde varlık gösteriyor.
FRİGLER VE URARTULAR
Bu dönem sonrasında Anadolu’nun merkezinde oluşan siyasi boşlukta Frigler ve Urartular söz sahibi oluyorlar. Friglerin muhteşem yükselişi ve zenginliği dostlarının da düşmanlarının da dikkatini çekmekte gecikmiyor. Gordios oğlu Midas’ın Altın ve gül üzerinde yükselen Krallığını ele geçirmek için baskınların ardı arkası kesilmiyor. Zayıflayan Frigler tam olarak yok olmasalar da tarih sahnesinde geri plana çekiliyorlar.
LİDYALILAR
Böylece Lidya’lılar tarih sahnesine çıkıyorlar. Altın bu defa Lidya krallığını zenginleştiriyor. Kroisos yada diğer adı ile Karun batının ve doğunun en zengin kralı haline geliyor. Fakat çokça altın demek aynı zamanda çokça düşman demek. Hazinelerini saklamak yerine onlarla övünmeyi tercih eden Kroisos’ün üzerine orta doğudan, mezoptamyadan gelen bir kara bulut üzerine çöküyor.Persler Anadolu’yu ele geçiriyorlar. Böylece Anadolu’da 2 yüzyıldan fazla süren karanlık bir çağ başladı.
PERSLER VE İYONLAR
Anadolu insanları bu topraklar üzerinde yaşamaya geçmiş kültürlerini yaşatmaya devam ettiler bu dönemde. Ancak özgürlüğüne kendi kurallarına düşkün bu halk için artık işgal atında bir dönem başlamıştı. Önce Persler iki yüzyıl burada kaldılar. Ardından İyonlar Persleri püskürtme bahanesi ile Anadolu’da pek çok kenti ele geçirip yok ettiler. Persler ve İyonlar tarafından sömürülmeye devam ederken batıdan İskender çıkıp geldi. Onun kısa süren yaşamı sonrasında Anadolu Makedonyalı Komutanların yönetimi altında bir dönem yaşadılar.
DOĞU ROMA İMPARATORLUĞU
Batı Roma’nın ilerleyişi, Byzantium olarak bilinen kentin ele geçirilmesi ile bambaşka bir yöne gitmeye başlamıştı. Fakat bir müddet sonra Roma İmparatoru devleti ikiye bölerek miras bıraktı. Anadolu toprakları ise başkenti Bizans (Byzantium) olan Doğu Roma Devletinin hakimiyetine girmişlerdi. Pers ve İyon soygun ve yağmalarından sonra Anadolu’ya en çok katkı sağlayan medeniyetlerden biri de Doğu Roma İmparatorluğu’dur. Batısından doğusuna imar edilen topraklar yüzyıllar boyunca sakin ve zengin bir dönem yaşadı.
Doğu Romanın Hristiyan olması ile beraber, hemen her köşesinde manastırlar, bazilikalar ve çeşitli ibadethaneler Anadolu’nun her köşesine yayıldılar. Ta ki Doğudan Alparslan Anadolu’nun kapılarını aralayana kadar.
SELÇUKLULAR VE OSMANLILAR
Alparslan Doğu Roma İmparatorunu yenerek kendinden sonra gelenler için çok önemli zafer kazanmıştı. Doğu Romanın yenilebilmiş olması pek çok şeyin hızlı değişmesini sağladı. Alparslan Doğu Roma’nın kapısını aralayıp torunlarına Bizansı işaret ediyordu.
Anadolu’ya giderek yayılan, burada Türklük ve İslamiyet adına mücadele eden pek çok insan burada yaşayan insanlarla kültür ve geçmiş birliği yaptı. Kendi kültürlerini Anadolu’nun muhteşem geçmişi ve kültürü ile sentezlediler. Bu muhteşem birliktelik önce Selçuklu Medeniyetini sonra da Osmanlı Medeniyetini bu topraklarda en yukarıya taşıdı.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
Ağır bir antlaşma ile Osmanlı’nın her metrekaresi paylaşılmış olsa da Mustafa Kemal Atatürk tarafından, tüm bu geçmişe sahip olan bu topraklar düşman işgalinden kurtarıldı. Daha savaş henüz kazanılmamış, işgal kuvvetleri Ankara’nın bir kaç kilometre dışındayken. Henüz ortada bir devlet dahi yokken. Geleceği gören Mustafa Kemal Atatürk savaş sırasında Milli Eğitimin ve Anadolu Medeniyetleri müzesinin temelini atmıştır.
Anadolu her zaman bu toprakların kıymetini bilen yiğitler çıkarmayı başarmıştır.
Bu kimi zaman Hektor olmuştur, Midas olmuştur, Kimi zaman Alaeddin Keykubat, kimi zaman Fatih Sultan Mehmet, Kimi zamansa Mustafa Kemal Atatürk.
Anadolu Medeniyetleri ilk zamandan bu yana insanlığın kendisinden daima ileride olmuştur.
