Aslankaya Anıtı – Aslankaya Temple

Aslankaya Anıtı – Aslankaya Temple

Ben Kralınız Midas.

isterseniz topraklarımı birlikte  gezmeye devam edelim.

Frigya’da anıtlar, mezarlar ve tapınaklar her yerde gördüklerinizden farklı gelecek sizlere. Çünkü kadim zamanlardan bu yana Anadolu’da yaşam ve medeniyet kurdu insanoğlu. Bu nedenle en eski inanışları bulursunuz Frig Vadilerinde.

Kibele! Bizden öncekilerin olduğu gibi biz Frigler için de en önemli tanrıçamızdı. Fakat biz ona Matar Kubileya diyorduk. Matar, anne demek bizler için. Doğuran, bereketlendiren ve bağışlayıcı bir anne. Ancak bazen de cezalandıran, ders almamız için bizi çeşitli  zorluklarla sınayan bir anne bu.   Aranızdan eskiler bilir ve kullanırdı bu tabiri aslında. Onlar da bizim söylediğimizle benzer biçimde “Toprak Ana” diyorlardı. İşte Matar Kubileya bizim için toprak anadır.

Frigler ve Hititler Pagan inanca sahip topluluklar diyerek eleştirmeyin bizi, duymuyorum sanmayın. Belki sizin zamanınızda bazıları bir niş içindeki Matar Kubileya koyduğumuz yere Meryem heykelciği koymuştur. Tıpkı bizim yaptığımıza benzer biçimde. Hatta belki sizlerde bizim gibi Kibele’nin gökten gelen parlak siyah taşının etrafında dönüyorsunuz kim bilir. Ben Frig kralı Midas olarak her insanın inancını kendisine bırakmayı tercih ederim. Peki Aslankaya Anıtında neden Matar’dan bahsettim size onu da anlatayım.

Matar Kubileya (Kibele) yanında iki aslanla birliktedir, her zaman. Vahşi yaşamın onun dizginlerinde olduğuna inanırız. İşte orada gördüğünüz aslanlar hemen önünüzde bir Kibele anıtı olduğunu anlatmaz mı sizlere. Detayları da seyyahınız anlatsın benim gidip altınlarımı sevmem lazım.

Tür: Anıt, Fasad, Yazıt

Kültür: Frig

Yüzyıl: MÖ 6. yy

Bölge: Türkiye, Ege Bölgesi, Afyonkarahisar, İhsaniye (Emre Gölü Kenarında Yer alır)

ULAŞIM

Afyonkarahisar’ın İhsaniye İlçesinden Döger yolu üzerinde Üçlerkayası Köyünden Emre Gölüne geçiş sırasında yolun hemen kenarında görülebilir. Küçük Kapıkaya anıtının yaklaşık 1.3 km doğusunda yer alır. 

Anıt, 1884 yılında W.M. Ramsay tarafından keşfedilmiştir. Texier’den neredeyse 50 yıl sonra bölgeye gelen Ramsay anıtı bulduğunda muhtemelen tahribat çok az bir seviyedeydi. 

YAPISI

Yekpare bir kaya kütlesi üzerine yapılmıştır. Pek çok diğer anıt gibi güneşi karşılamak üzere doğuya dönüktür. Sivri kaya bloğunun yan tarafları kesilmiş ve düzgünleştirilmiştir. Arka ayakları cepheye bakan aslan kabartması anıtın sağ tarafına oyulmuştur. Sol tarafta aslandan çok daha küçük boyutta dört ayaklı bir hayvanın tasviri yer almaktadır. Meydana gelmiş tahribatlar nedeniyle bu hayvanı tespit etmek zordur; Bunun bir aslan, grifon yada sfenks olduğunu söyleyen araştırmacılar mevcuttur. Ancak Kibele’nin yanında olan iki aslan düşünüldüğünde bunun da sağ taraftaki gibi aslan olma ihtimali çok yüksektir. Çatıda alında her iki tarafta iki kanatlı sfenks simetrik olarak bulunur. Anıt ilk keşfedildiğinde, ana kirişte Eski Frig dilinde yazılmış yazıtlar görünür haldeymiş. Soldan sağa doğru yazılmıştır. Maltaş ve Midas anıtlarında dikkati çeken desenli süslemeler ana cephede yer alır. Desenlerin herhangi bir anlamı yada ritüellerde belirgin bir amaca yönelik yapılıp yapılmadığına ilişkin henüz bir çalışma yapılmamıştır. Nişin her iki yanında açılmış kapı oymaları dikkat çekicidir.

Bu ahşap kapı betimlemesi tapınağın aynı zamanda bir geçiş kapısı olduğunu belirtmek için yapılmış olabilir. Geçiş  kapısı hissi verilmesine karşın tüm toplum için ortak bir tapınma alanı olduğundan içerisinde bir mezar bulunma olasılığı yoktur. Çünkü Friglerin tapınakları Fasad formundadır ve bunlar mezar veya gizli bölme içermezler. Kapılar ahşap kapılar gibi modellenmiştir. Nişin ortasındaki kabartma heykel Ana Tanrıça Kibele yada Friglerin deyimiyle Matar’dan başkası değildir. Matar’ın (Kibele’nin) yanından ayrılmayan iki aslan arka ayakları üzerinde ayaklanmış vaziyette Matar’a dönüktür.

Alt kısımda bugün dökülmüş olan kısmın kumtaşı olması nedeniyle erozyona uğradığı söylenir. Fakat bu söylenenlere inanmayın çünkü anıttaki büyük tahribatın büyük bölümü dinamitle yapılmıştır. Dünyanın ve  yurdun dört bir yanından bu eserleri görmeye gelen insanların olduğunu düşününce bu eserlerin dinamitlenmesi ne büyük ekonomik bir kayıptır bunun her bireye öğretilmesi gerekir. Buradaki asıl hazine 2700 yıldan bu yana bozkırın ortasında yapılmış eserin kendisidir. 

Aslankaya Anıtı Frig anıtları içinde oldukça özel bir yere sahiptir. Hepsinden önce kayalık bir alanda veya bir  tepe eteğinde değildir. Açık alanda yer alır. Bunun yanı sıra etrafta pek çok yerleşim bulunmakta ve anıt bunların ortasında bir tören alanı konumundadır. Bir diğer önemi ise etrafta bulunan diğer anıtların merkezinde olması da dikkat çekicidir.

Aslankaya Anıtı ile ilgili son dönemde yeni bir gelişme olmuştur. Üzerinde tahribat nedeniyle okunmayan yazılar gün doğumundan hemen sonra özel bir teknikle çekilen fotoğraf sayesinde ortaya çıkarılmıştır.