Doğanlı Kale – Frig Vadisi

Doğanlı Kale – Frig Vadisi

Ben kralınız Midas! Topraklarımda yeni yerlerin keşfine çıktığınızı görüyorum. O halde bende anlatmaya başlıyorum.

Güzel bir Frig sabahına uyanmak gibisi yoktur, bilirsiniz. Bir Frig kralı tüm halkından önce uyanır. Sonra Matar’ın önüne gider ve güneşin doğuşunu karşılar. Halkı için adaklarını sunduktan sonra bereket için dualar eder. Yine böyle güzel bir günün hemen sonrasında Zağfiran Borlu’dan ve Hattuşa’dan haberciler geldi. 

Tahmin ettiğiniz gibi Kimmerler başkente saldırmak üzere yola çıkmışlardı. Güçlü Frig piyadesi kentimizin çevresini sararken süvariler düşmanı yavaşlatmak için Ankyra’ya doğru yola çıktılar. Kadın, çocuk ve yaşlılar doğruca yeraltı kentlerine yollanıp düşmanı karşılamak üzere bir hat oluşturduk. 

Arkamızda Gordium kalesi ve Sangria Nehri olduğu halde düşman hiç beklemeksizin saldırıya geçti. Ağır bir yenilginin yanı sıra büyük kayıplar vermiştik. Her şeyi yaktılar ve yıktılar. Tek avunduğumuz şey bizi geçip daha içerilere gidememiş olmalarıydı. O gün phialeye şarap yerine öküz kanı doldurdum ve and içtim. Karıncalardan daha kalabalık bu düşmandan Frig halkını korumak için bir çözüm bulmalıydım. Aklıma gelen çözüm babam Gordios’un geldiği topraklara yani dağlık Frigya’ya yerleşimi kaydırmaktı. Böylece korunaklı kayaların arasında halkın yaşaması ve saklanması daha kolay olacaktı. Şimdi gezmeyi planladığınız Doğanlı Kale kuzeyden gelen düşmanı karşılayacak ilk müstahkem kalemiz oldu. Şimdi gezginimiz size Doğanlı kale ve Deveboynu Kale hakkında bilgi versin.

Yeraltı kentleri binlerce insanı alacak büyüklükte ve güvenli alanlardı. Tarkas yada Tırhız adı verilen kayadan oyulmuş dev tekerleklerle kapatılan kapıları olurdu. Ayrıca kapının hemen üzerindeki boşluktan kapıyı açmaya çalışan düşmana saldırı gerçekleştirilirdi. Tüm Anadolu yeraltı kentleri ile doludur.

IMG-20231217-WA0088
  • TürKale, Kaya Yerleşimi
  • KültürBizans, Frig, Roma
  • YüzyılMÖ 7. yy, MÖ 8. yy
  • Bölge: Türkiye, İç Anadolu Bölgesi, Eskişehir, Seyitgazi

Eskişehir’in İlçesi Seyitgazi – Afyon yolu üzerinde yer alır. Frig kültürünün gelişimi ve turistik potansiyeli arttırmak için Yazılı köyüne yeni yol açılmıştır. Bu yol ilk durak olarak Doğanlı kale ve Deveboynu kale önünden geçer. Yağış ardından toprak yol kısmının su basması nedeniyle aracımız çamura saplandı. Bir kaç ot ve çalı ile çamurun üzerinde kendimize yol yaparak kendimizi kurtardık. Ancak sonrasında bizi karşılayan manzarayı görünce bu zahmete değdiğini anladık.

IMG_20231216_142050

İkili olarak müstahkem edilen kalenin önemini harita üzerinde anlatmak daha doğru olacak. Haritada tapınım yerleri, yaşam alanları ve savaşlarda yağmalanan soylu mezarları kalelerin ortasında olacak şekilde düzenlenmiş. Birbirine yakın kalelerin içeriden bağlantıları mevcut. Ayrıca kuzeyde düşmanı ilk görecek olan Doğanlı Kale diğer kalelere anında haber verebilecek şekilde konumlanmış. Görüş mesafesinde olmayan tek kale Kümbet Asar kale (Güvenli Kale). Muhtemel güçlü bir askeri birlik barındıran bu kaleye aracınızla gitmek isteseniz 20 km bir mesafe. Ancak orman içinden atlı haberciler için kullanılan patika yol sadece 4km sonra buraya ulaşabiliyor.

Böylece Friglerin “Dağlık Frigya” bölgesinde askeri olarak ne kadar hazırlandıkları ortaya çıkıyor. Ama bu hazırlık için çok önemli iki nedenden bahsetmişti kral Midas. Kuzeyden gelen tehlike Kaşkalar ve yağmacılıkta onlarla yarışan kuzeydoğudan gelen düşman Kimmerler.

Kayanın kuzeybatı tarafında iki tipik Frig kaya mezarı bulunmaktadır.

Doğanlı Kale, Deveboynu Kale’nin yaklaşık 50 m batısında tek bir kaya üzerine inşa edilmiştir. Doğanlı Kaya 7 katlı labirent yapıda ve bazı geçiş noktaları günümüzde kapalıdır. Şimdi 

Doğanlıkale’ye yaklaştığımızda birden bire etrafın sessizliği ve güzelliği dikkatimi çekti. Öyle ya, gün içinde trafik, kalabalık, elde telefon yada karşımızda bir ekran. Öyle alışmışız ki bunlara, kafamı kaldırıp etrafa bakınca birden bire kendimi bir film setinde gibi hissettim. Etraf sessiz ve sakin. Zaman durmak ister gibi. Acele etme diyor sanki. Biraz yürü, ormana doğru git, kaçışan tarla farelerinin tıkırtılarını dinle, biraz tırman, sonra otur yüksekte bir taşın üzerine, alabildiğine eskilere git diyor sanki. Tabi burada az mı nöbetler tutuldu. Ya şurası gizli bir geçit mi ? Yoksa ölen bir kale komutanının mezar odası mı?

Doğanlı Kale Dağlık Frigya’daki ilk durağımız. Antik dönem açısından bölge öylesine zengin ki. Henüz ad verilmemiş yüzlerce yer var etrafta. 

Biz zaman durdu sanmıştık ama aslında o daha da hızlı akıp gitmiş. Henüz kahvaltı bile etmeden geldiğimiz bu yerde neredeyse öğlen olmak üzere. Aman şu arka tarafları da görmeden gitmeyelim diyorduk ki, iyi ki de öyle yapmışız. Bu doğal güzelliğe gözlerimiz öylece takılıp kaldı. Her yeri beton ve tuğlaya çevirmekten unutmuşuz gerçek yaşamın güzelliğini. Alttaki resme bakınca neden bunları yazdığımı daha iyi anlayacaksınız. İşte Kral Midas’ta bunlara benzer duygular hissetti muhtemelen. Bir ömür boyu sarayında oturup elindeki altınları severken mutlu olduğunu sandı. Fakat düşman kapıya dayanınca içi altınlarla dolu bozkırın ortasındaki sarayından ayrılıp, yemyeşil  bir cennete getirdi halkını.

Sonra birden bire iki genç yürüyüşçü çıkıyor karşımıza. İçlerinden biri geçmişten gelmiş gibi. Ama çok eski değil Frig zamanlarından değil yani. Belki Yunus Emre zamanından çıkıp gelmiş.

–Sen Anadolu dervişi misin diye sordum ona?

–Biz dervişin ayağının altına yol olamayız diye cevap verdi bana.

–Onların ayakları yola değmez, o yüzden yol değil yoldaş ararlar dedim bende ona.

–Yük değilsek yoldaş da oluruz koldaş da oluruz dedi beriki.

Baktım ki bu gençlerle başa çıkmak mümkün değil son cümlemi söyleyiverdim bende.

–İnşallah aynı yolda sırdaş olur sizler de sırra erersiniz dedim.

Hep beraber gülüştük ve ardından tanıştık bu Eskişehir’den(Dorlaion) gelen arkadaşlarla. Biraz sohbetin ardından da vedalaştık.

Bir derviş ve bir gezginle sohbetimize son verip vedalaştıktan sonra Doğanlı kaleden ayrılma vakti geldi. Kahvaltıyı hak ettik doğrusu. Bir şeyler yedikten sonra çok uzun yolumuz var. Nereler mi?

Areyastas Anıtı, Yazılıkaya, Gerdekkaya Anıtı, Akpare Kale, Gökgöz Kale, Kocabaş Kale, Pişmiş Kale, Han, Yapıldak Tümülüsü,  Bahşeyiş Anıtı, Aslanlı Mabet ve Kümbet. Sonra ver elini Ayzama’ya oradan da Köhnüş vadisi, Emre Gölü, Döğer, Asar Kale ve daha neler. Frigya Gezmekle bitmez. Sağlıcakla kalın.