Anadolu’nun ortaya çıkan tarihi geçmişi içerisinde belkide en gizemli yapılar arasında ” Yeraltı Kentleri ” yer alır. Oyuklarda pek çok yaşamın keşfedildiği bu topraklarda aslında bir o kadar da yeraltı yerleşimlerinin olduğu ortaya çıktı. Günümüzde keşfedilmiş yüzlerce yeraltı yerleşiminin yanı sıra pek çoğu da ortaya çıkmayı bekliyor.
Yeraltı Kentleri orta Anadolu bölgesinde çok sayıda olsa da, batı ve doğu Anadolu’da yapılan kazılarla tüm Anadolu’da yaygın olduğu ortaya çıkıyor.
Neden Yeraltı Kentleri Yapıldı?
Bu konuda araştırmalar devam ediyor olsa da, üç ana sebeple bu soruyu cevaplamak mümkün.
- İlk nedeni “Savunma ” olarak belirtmek mümkün. Anadolu her dönemde saldırı altında ve savaşların yapıldığı bir bölge idi. Saldırılar yerleşik hayata geçmeye çalışan insan oğlunun elde ettiklerini baskınlarla ele geçirme amacı ile yapılıyordu. Böylece baskınlara karşı daha korunaklı yapıları inşa etme ihtiyacı ile o dönemin yeraltı kaleleri ortaya çıktı. Yüksek yerlere yapılan oyuklara dahi düşmanın ulaşması mümkündü. Ancak iyi gizlenmiş bir yeraltı kenti “Tarkas” adı verilen kapılarla çok daha güvenliydi. Sadece düşman için değil dönemin yabani hayvanlarından korunmak için de mükemmel korunaklı yapıya sahiptiler.
- İkinci neden ise “Barınma” ihtiyacıydı. Oyuklarda barınma bunu karşılıyordu elbette ancak ağır kış koşulları altında soğuktan ve rüzgardan daha az etkilenmek için bu yeraltı oyukları daha avantajlıydı. Üstelik en üst kata evcilleştirdikleri hayvanları yerleştirerek sıcaklığı ateş yakmadan dahi yaşanabilir bir seviyede tutabiliyorlardı.
- Son neden ise kolaylıkla oyulabilir taş yapısı yani Volkanik Tüf. Volkanlardan çıkan lavların belirli bir tabakası olan “Tüf” tabakası çok kolay şekilde oyulabilir özellikteydi. Böylece kayalardaki doğal oyuklar yerine kendi istedikleri biçimi sağlayarak bir kent oymaları mümkün oldu. Sadece yaşam odacıkları inşa etmediler. Aynı zamanda Su kuyuları, hava şaftları ve Tarkas adı verildiği düşünülen tekerlek biçimindeki savunma kapılarını inşa ettiler. Böylece dar girişlerden bu kapılara kadar gelen düşmanı tarkas kapılarının ortasındaki delikten veya hemen kapının üzerindeki opaerasyon odasından aşağı açılmış delikten düşmanı rahatlıkla etkisiz hale getirebiliyordu.
Yeraltı Kentlerini Kimler Yaptı ?
Aslında bu sorunun doğrusu ” Yeraltı Kentleri ” ilk kimlerle başladı olmalıydı. Çünkü yeraltı kentleri Anadolu’da insanın varolduğu zamanla aynı zamanlarda oyulmaya başlanmıştı. Luwiler, Palalar, Nesililer, Hattiler, Hurriler bu kentleri ilk kullanan topluluklar oldu. Onlardan sonrakiler Hitit, Frig, Urartu gibi uygarlıklardı. İskender’in gelişiyle batıdan gelen büyük işgallerle tanışan Anadolu sonrasında ise “Doğu Roma İmparatorluğu” himayesine geçti.
Yeraltı kentleri Doğu Roma İmparatorluğu ve sonrasında da kullanılmaya devam etti. Hatta Hristiyan dininin ortaya çıkması ile bazı yeraltı kentlerinde belirli bölümler ibadet alanı olarak ayrıldı. Yine bu yeraltı kentleri ticaret yolu üzerinde korunaklı konaklama ve hayvanlar için özel alanlar içeriyordu. Böylece adeta bir yolgeçen hanı hizmeti veren yeraltı kentleri de oluştu böylece.
Bu Yeraltı Kentlerinin isimleri ve yerleri neler?
Derinkuyu Yeraltı Kenti (Nevşehir – Derinkuyu İlçesi Nevşehir-Niğde Karayolu üzerinde.)
Kaymaklı Yeraltı Kenti
Aziz Merceurius Yeraltı Şehri
Saratlı Kırkgöz Yeraltı Şehri
Gümüşler Manastırı ve Yeraltı Şehri
Keskin Sulu Mağara ve Yeraltı Şehri
Mucur Yeraltı Şehri
Mazı Yeraltı Şehri
Tatlarin Yeraltı Şehri
Özkonak Yeraltı Şehri (Nevşehir – Avanos İlçesi / Nevşehir – Kırşehir Karayolu üzerinde)

